Ana Sayfa 4-8 Sınıflar 9-12 Sınıflar İlahiyat TestBank
Sosyal Etkinlikler Şiirler Hikayeler Fıkralar Site Hakkında
 
Site içi arama
 
 
Türkiye Geneli III. DKAB Öğrenci Platformu Toplantısı
Panel Ödemiş 09 Mart 2008
Öğretmenler Tanışma Toplantısı 16 Şubat 2008
Panel 6 Eylül 2007
  
»  Davet Mektubu
»  Panelde Konuşulanların Özeti
»  Açılış Konuşmaları
»  Prof. Dr. Sönmez KUTLU'nun Konuşması
»  Doç. Dr. Halit EV'in Konuşması
»  Yrd. Doç. Dr. Veli ÖZTÜRK'ün Konuşması
»  Panelin Sonuç Bildirgesi
»  Panelin yansımaları
»  Panelle ilgili istatistiki bilgiler
DKAB Toplantısı 26 Mayıs 07
sempozyum 24 Şubat 07
  
 
Duyurular
 
  
 
Anket
 
   
 
Kullanıcı girişi
 
Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Hava Durumu
 
 
Ajanda
 
   
Panelde Konuşulanların Özeti
 
 
 

Eğitim-Bir-Sen İzmir Şubesi ve dinibil.com sitesinin ortak düzenlediği "Din Öğretimine Yeni Bakışlar" paneli, dün (06.09.2007) İzmir Konak Gazi İlköğretim Okulu'nda yapıldı. Panele katılan konuşmacılar, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) dersinin anayasadaki mevcut statüsünü koruması, seçmeli hale getirilmesinin gereksiz olacağı ve büyük problemlere yol açacağı konusunda ortak görüş bildirdiler.
Saat 09:30'da başlayan panelde açılış konuşması yapan Eğitim-Bir-Sen İzmir Şube Başkanı Abdurrahim Şenocak, din öğretiminin önemine vurgu yaparak Eğitim-Bir-Sen'in bu konudaki hassasiyetini dile getirdi. Daha sonra dinibil.com adına konuşan Dr. Ali Kuzudişli DKAB dersinin Türkçe dersi kadar önemli olduğunu, çünkü dinin ve dilin, kültürü oluşturan en önemli öğelerden ikisi olduğunu söyledi. Dini kültür öğretilmeksizin dilin tam anlamıyla öğretilemeyeceğini görüşünü belirten Kuzudişli, "Din Kültürünü öğretmeden, İstiklal Marşı'nın anlamını bile öğretemezsiniz" dedi. Üçüncü olarak Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu, açılış konusmak yapmak üzere davet edildi. Emiroğlu da Din öğretiminin gerekliliğini vurgulayarak, bu dersin eğitimini veren DKAB öğretmenlerinin büyük sorumlulukları olduğunu Açılış konuşmalarından sonra panele geçildi.belirtti.

Panelin oturum başkanlığını yapan Prof. Dr. Selahattin Parladır, ilk sözü Prof. Dr. Sönmez Kutlu'ya verdi. "Din öğretiminde mezhepler üstü yaklaşım" adlı konuşmasında "Dindarlık kişinin kendi tercihidir; Milli Eğitimin amacı dindar insanlar yetiştirmek değildir; bununla birlikte din öğretimi mutlaka verilmelidir" diyen Kutlu, DKAB programının hazırlanmasında mezhepler üstü yaklaşımı benimsediklerini söyledi. Mezhepler üstü yaklaşımı "Bir dini kendi metinleri ve temel kaynakları temel alarak öğretmek" olarak açıklayan Kutlu, "Din anlayışındaki farklılıkların eğitime nasıl yansıtılabileceği konusunda altı yıldan bu yana çalışmalar yaptığını, son yapılan lise programında Aleviliğe de yer verildiğini, başta dört kapı kırk makam olmak üzere aleviliğin temel öğretilerinin ders kitaplarında yer aldığını söyledi. "Dört kapı kırk makam esasına bağlı olduğu sürece Alevilik İslam içinde tasavvufi bir mezhep olarak kalmaya devam edecektir" diyen Kutlu, Alevilik ve Bektaşiliğin sadece sözlü kaynaklara dayanmadığını, bu yolun tarihi önderleri tarafından yazılmış kitapların olduğunu ve bunların bir bölümünün yayınlandığını söyledi. İslam'da mezheplerin içiçe olduklarını, Protestanlık ve Katolikler arasında görülen ayrıma benzer bir ayrımın İslam' da var olmadığını ifade eden Kutlu: "Siyasi amaçlarla Aleviliği bir din gibi göstermeye çalışanlar var; bunlar en başta Aleviliğe büyük zarar vermektedirler" dedi. Kutlu sözlerine şöyle devam etti: Din öğretimi herkesin yapabileceği bir iş değildir. Bu iş uzmanlık ister. Programın güzel hazırlanması, ders kitaplarının itinayla yazılması gerekir; toplumun ihtiyaçları göz önüne alınmalı, ince analizler yapılmalıdır. DKAB programını uygulayacak öğretmenler kendilerini yenilemeli, onlara yeni programın felsefesi hakkında seminerler verilmelidir." Konuşmasında, DKAB programına yapılan eleştirilere değinen Kutlu, Hz. Ali'yi öğretirken onun efsaneleşmiş yönüyle değil, tarihsel kimliğiyle öğretilmesi gerektiğini söyledi. Programdaki namazla ilgili konu hakkında hakkında bazı eleştirlerin olduğunu da belirten Kutlu, "Namaz, dinin temel kaynaklarında var olan bir konudur. Mezhepler ortada yokken namaz vardı" dedi.

Oturum başkanı, ikinci sözü Doç. Dr. Halit Ev'e verdi. "DKAB dersinde amaç ve kazanımlar" adlı konuşmasında çoğulculuğun programa aksettirilmesinin önemine vurgu yaparak "Çoğulculuğu reddetmek gençleri geleceğin dünyasına hazırlamaz. Gerek kendi toplumumuz, gerekse dışımızdaki dünyada yaşayan dinî ve kültürel grupların söylemini oluşturan değer, inanç ve uygulamalardan genç insanların izole edilmemesi gerekir" diyen Ev sözlerine şöyle devam etti: "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri, bazı konuları öğrenmeyi sağlamakla birlikte, bilgi elde etme ve aklı kullanma kabiliyetini geliştiren bir süreç olarak da işlemelidir. Bilgi verirken bir taraftan öğrencinin toplumda yaygın olan zihniyetler üzerinde düşünerek bilinçlenmesini sağlamak önemlidir; çünkü bu sayede onlar körü körüne uygulayıcılar olmaktan kurtulacaklar, bilgiyi hangi amaçla, kim için ve nasıl bir dünyada kullanabileceklerini de sorgulayacak bir şekilde yetişmiş olacaklardır. Bu da onların inançları ve hayatları konusunda hür bir şekilde tercih yapmalarını, istismardan kurtulmalarını sağlayacaktır."

Üçüncü konuşmacı olarak söz alan Doç. Dr. Veli Öztürk, DKAB dersinin meşruiyet problemi adlı konuşmasını sundu. "Bir milletin evladı dini ve bilimsel eğitimi ayrı ayrı alamaz" diyen Öztürk, din öğretiminin tarihçesini özetledi ve Anayasa'nın 24. maddesine değinerek, bu maddede geçen "din kültürü ve ahlak öğretimi" ile din eğitimi" kavramlarının çok önemli olduğunu, bu ikisinin birbirinden farklı şeyler olduğunu söyledi. DKAB dersinin seçmeli olmasıyla ilgili tartışmalar hakkında Öztürk şöyle dedi: "Din kültürü ve ahlak öğretimi zorunlu derslerden biri olarak kalmalıdır. Çünkü bu derste belirli bir dinin eğitimi değil, din kültürünün öğretimi yapılmaktadır. Birileri başında din kelimesi olan herşeye karşı çıkıyor; din psikolojisi, din sosyolojisi desen, bunlara da karşı çıkacak..." dedi.

Konuşmaların sonunda bir değerlendirme yapan Prof. Dr. Selahattin Parladır, Peygamberimizin eğitimi, yaşamın içinde ve yaşamın bir parçası olarak gördüğünü, bilgiyi sadece söz olarak vermenin çok fazla anlam ifade etmediğini belirtti. "Monarşik bir ortamda demokrasiyi öğretemezsiniz" diyen Parladır, çoğulculuğa ve uygulamalı öğretimin önemine dikkat çekti.

Daha sonra sorulara geçildi. Dinleyiciler arasında yer alan Güzeltepe Cemevi dedesi Düzgün Şahin, böyle bir toplantının gerçekleştirilmiş olmasından dolayı çok memnun olduklarını ve önemli izlenimler edindiklerini ifade etti ve "Bu toplantılar keşke 20 yıl önce yapılabilseydi" dedi. dinibil.com

Panelle ilgili yorum ve düşüncelerinizi belirtmek için tıklayınız...

  
Duyurular  |  Makale ve Sohbetler  |  İletişim  |  Paylaşım